Hüsamettin Yivlik hocam saolsun… 3 ay benim kahrımı çekti.
Son derece saygılı, tam bir beyefendi ve işinin ehli bir usta. Aslında çok fazla fotoğraf çektim. Hard diskim bozulduğu için fotoğrafların son halleri karışmış. Hamlar duruyor Allah’tan. Vakit bulduğum zaman onları da buraya ekleyeceğim.
Hocam ile ilgili bir de video hazırlamıştım:
Kendisiyle ilgili güzel de bir yaz var. Okumanızı tavsiye ederim:
Hüsamettin Yivlik ( Ahşap Oyma ve Sedef Kakma )
Günümüzde önemi ve icraatçısı azalan Oyma ve Kakma Sanatı Yivlik’in atölyesinde geleceğe taşınmaya devam ediyor. Ham felsefe hem de sanat yönüyle ince ince işlenmiş eserler artık çok az insan tarafından takip ediliyor ve önemseniyor. Bakın Yivlik bu sanatı ve işlerini nasıl anlatıyor.
55 yaşındaki Hüsammettin Usta, 30 yıllık sanat hayatında, Avrupa ülkeleri ile Ortadoğu ülkelerinde sergiler açarak, seminer ve kurslara katılarak geleneksel sanatların teknik ve kültürel altyapısı konulu çalışmalara katılmış, kültür ve sanatımıza katkılarda bulunmuş. İğne ile kuyu kazmak gibi, sabır ve sebat gerektiren çalışmalarını daracık, ince uzun ve loş bir odada fildişi, boynuz, sedef ve madeni, çeşitli ağaçların içine işlediği örnekler asırlarca dayanabilecek sağlamlık ve kalitede. Dahası levha, maktâ, takı, bıçak kabı, anahtarlık, ziynet kutusu, silah kabzası, sedef kakma ve gümüş işleme, duvar saatleri ve ahşap oymaları da eserleri arasında görmek mümkün.1969 ile 1982 yılları arasında marangozluk, mulaj işçiliği, oymacılık ve sulu boya resim üzerine çalışmalar yapan Yivlik, geleneksel sanatlardaki usta çırak öğretiminin aksine bütün çalışmalarında hocası olmadan yıllarca çabalayıp durur. Yaşadığı bu seyirde sanatın çeşitli dallarının olmasının, geleneksel sanatların birbirinden bağımsız olmadığını aksine bir bütünlük içersinde, çoğuldan ‘Tek’e doğru yöneldiğini fark eder.
Her şey O’na döner
“Geleneksel sanatımız birbirine zincir gibi bağlı. Esas sanat hattır. Hattan öte sözdür. Sözden maksat ayettir, kelâmdır. Ayet-i kerime veya onun anlamını taşıyacak şekilde kaleme alınan cümleler, dikkat çekici kılınmak için ya güzel sesle okunur, ya beste yapılıp enstrümanla söylenir. Yazı ve tezhiple süslenerek kalıcı kılınır. Eğer hat olmasaydı tezhibin hiçbir önemi olmazdı.” Yivlik’e göre gördüklerimiz ve duyduklarımızın sahibi gerçek sanatkâr, sanatın ve sanatkârın sahibi olan sahibi hakiki idi. Bu bakış ve anlayışla daha nice yıllar, nice eserler ile O’na olan seyrine devam diyor…
Kaynak: yenisafak